Email marketing nedir ?

Öne çıkarılmış

Email marketing ya da e-mail pazarlama; belli hedef gruplara iletilmek istenilen mesajların, elektronik postalar kullanılarak yapıldığı bir pazarlama biçimidir.

Hoşgeldin kampanyalarının önemi

Yeni bir arkadaşınızı evinize davet ettiğinizde; siz başka bir yerde başka şeyler yaparken, kendisinin özgürce dolaşıp, buzdolabınızı kullanacağını ya da televizyonunuzu açacağını mı düşünüyorsunuz ?

Hoşgeldin kampanyası yapmıyorsanız, listenize yeni giren kullanıcılar tam olarak yukarıda ki gibi hissedeceklerdir. Bu yüzden iyi bir misafirperverlik örneği gösterip, evinize gelen kişiyi kapıda karşılayıp ona evi gezdirin.

Email kampanyalarınızda bunu şu şekilde yapın;

İlk kampanya da şirketiniz hakkında kısa bir bilgi verin; kimsiniz, vizyonunuz nedir. Kampanyalarınızın içeriğinden ve ne sıklıkla gönderileceğinden bahsedin.

İkinci kampanyanız da kullanıcılarınıza bir iyilik yapın ve onlara indirim, ücretsiz bir takım teklifler sunun. Bu şekilde onların davranışları hakkında belli verilere sahip olmuş olacaksınız.

Kullanıcı hakkında yeterli veriye ulaştığınızda, takip eden kampanyalarda bu verileri kullanarak kampanyalar gönderin. Yeterli veri elde edemediyseniz, günlük kampanyalar yerine bu verileri toplamak için  ilgi çekici daha farklı içerikli başka kampanyalar gönderin.

Spam filtrelerine takılmayın

Bir önce ki yazım da Spam filtrelerinin ne olduğunu ve nasıl çalıştıkları hakkında bilgi vermiştim. Kısaca özetlersek; Spam Filtreleri, sunucuya gelen emailleri bir süzgeçten geçirerek, istenilmeyen emailleri tespit eden ve  kullanıcının gelen kutusuna (inbox) düşmesine engel olan programlardır. Spam filtrelerinin belli kuralları vardır ve bu kuralların emailinizde uygunluğunu kontrol ederler ve her eşleşen kural için toplam skor hanenize filtrenin belirlediği puan eklenir. Toplam puanınız ne kadar yüksek olursa ulaştırılabilirlik ve spam, junk klasörüne düşme ihtimaliniz okadar artar.

Spam filtrelerinin kontrol ettiği bazı kurallar aşağıda ki gibidir.

  1. İçeriğiniz de ve başlıkta çok fazla ünlem işareti kullanmak
  2. “Mutlaka okuyun”, “Çok kolay zengin olun”, “Hayatınızın fırsatı” gibi spam çağırıştıran ifadeler kullanmak
  3. Başlıkta ve içeriğinizde çok fazla ya da bütün kelimelerin büyük harflerden oluşması
  4. İçeriğiniz de çok fazla parlak kırmızı, yeşil gibi renkler kullanmak
  5. HTML’inizin temiz olmaması, özellikle MS Word gibi uygulamalardan yaratılması
  6. İçeriğinizin sadece koca bir resimden oluşması, hiç yazıya yer verilmemesi

Yukarıda ki kurallardan, email kampanyanıza uyan ne kadar çok eşleşme varsa; spam, junk hatta bloklanma ihtimaliniz okadar yüksektir.

Google neden spam olduğunuzu artık söylüyor

Google, dün küçük ama çok faydalı olabilecek bir Gmail özelliğini yayınladı.
Spam klasöründe bulunan her emailin üstünde artık “Bu ileti neden Spam içinde?” bilgi kutucuğu yer alıyor ve emailin neden spam klasörüne taşındığı hakkında size bilgi veriyor.

Google bir emaili spam klasörüne taşımadan önce belli algoritmalar kullanıyor. IP reputation, içerik gibi etkenlerin dışında bir de kullanıcıların davranışlarını takip ederek emailin hangi klasöre taşınacağına karar veriyor.

Bu yeni özellikle emailin neden spam klasöründe olduğu hakkında size kısa bir bilgi veriyor. Bu bildirimle ilgili daha fazla bilgi almak istiyorsanız “Daha fazla bilgi” linki yer alıyor.

Bu bildirimlerden bazıları;

  1. xxx adresinden alınan iletileri daha önce spam olarak işaretlediniz.
  2. Bu, spam filtrelerimiz tarafından algılanan iletilere benziyor.
  3. xxx adresinden alınan birçok iletinin spam olduğunu tespit ettik.

Spam filtreleri nedir, nasıl çalışırlar

Spam Filtreleri, sunucuya gelen emailleri bir süzgeçten geçirerek, istenilmeyen emailleri tespit eden ve kullanıcının gelen kutusuna (inbox) düşmesine engel olan programlardır.

Emaillerin tahmini olarak %20 den fazlası, spam filtrelerine takıldığı için yok oluyor. Sadece spam yapanlar değil, izinli email marketing yapanların da çoğu emailleri spam filtrelerine takılabilmektedir. Spam filtrelerine takılıp emaillerinizin yok olmaması için, spam filtrelerinin nasıl çalıştığını anlamamız gerekiyor.

Emailleriniz Spam filtrelerinde bir çok kural ve kriterlere göre değerlendirilir. Her bir kural spam filtresi tarafından belirlenmiş olan belli puana sahiptir. Başlangıçta sıfır olan puanınız spam filtrelerinin kurallarına uyan her hangi bir eşleşme görüldüğünde bu puan toplam puanınıza eklenir.

Örnek olarak spam filtreleri email içeriğinizde ve başlıklar da “Bedava”, “Ücretsiz” gibi kelimelerin olup olmadığını kontrol ederler. Emailinizde bu kelimeleri gördükleri her seferinde bir puan atarlar. Bütün kuralların kontrolünden sonra toplam bir “Spam Score” puanına sahip olursunuz ve bu skor, spam filtresi tarafından tanımlanmış limit puan dan fazla ise istenmeyen (junk) klasörüne gönderilirsiniz ve ya alıcıya hiç ulaşamazsınız.

Limit puan, kurallar ve kurallara verilen puanlar her spam filtresinde değişiklik göstermektedir. Ne kadar yüksek skor alırsanız, junk klasörüne düşme ihtimaliniz artar.

Bir sonra ki yazımda bu kuralların neler olduğunu ve spam skorunuzu nasıl kontrol edebileceğinizden bahsedeceğim.

Daha hızlı inbox’a ulaşmak için ip nasıl ısındırılır

Email marketing yapmaya karar verdiniz, bir ESP ile anlaştınız ve hesabınıza bir ip adresi tanımlandı. Yeni bir kampanya yaratıyorsunuz ve saatte 50.000 olmak üzere kampanyanızı başlatıyorsunuz. Ertesi gün raporlarınızı kontrol ediyorsunuz ve hiç hoş olmayan bir sürprizle karşılaşıyorsunuz. Kampanyanızın neredeyse tamamı bounce olmuş. (ulaştırılamamış)

IP adresinizin itibarı ulaştırılabilirlikte ki en önemli unsurlardan biridir. Yeni taze bir IP adresinin reputation değeri yoktur bu yüzden ilk gönderimleri yaparken çok dikkatli olmalısınız. Olabildiğince yavaş ve gönderim aralığını uzun tutarak IP adresinizi ısıtmalısınız.

Yukarıda ki duruma bir ISP’nin gözünden bakacak olursak; daha önce hiç gönderim yapmamış olan bu IP adresi, saatte 50.000 email adresi göndermeye çalışıyor, tipik bir spamci davranışı. Böyle bir durumda da ISP’ler ya IP adresinizi geçici olarak blokluyor ya da yeni iplerden gelen gönderim miktarlarını limitliyor. ISP’ler şuan her yeni gelen IP için sizi kontrol altında tutuyor ve ne zaman ki güvenilir bir gönderici olduğunuzu ispatlıyorsunuz, o zaman sahasında gezmenize izin veriyor.

Böyle bir durumla karşılaşmamak için IP adresinizi ısıtmanız gerekiyor. Bu ısıtma süreci haftalar ve ya daha fazla zaman alabilmektedir. Yapacağınız ilk gönderimi çok yavaş göndermelisiniz. Gönderim miktarı ile ilgili net bir rakam olmasa da best practiceleri uygulayabilirsiniz.Uygulayabileceğiniz metodlardan biri; kendinize bir başlangıç rakamı belirtin. Örneğin günde 1.000 gönderim olmak üzere kampanyanızı başlatın. IP adresiniz bir skor aldığında, gönderimi iki katına çıkarın ve bu şekilde tekrar edin. IP adresinizin skoru yavaş yavaş olsa da zamanla çok yüksek seviyelere çıkacaktır ve daha sonra gönderim limitinizi kaldırabilirsiniz.

Unsubscribe (listeden çıkma) mesajının önemi

Unsubscribe mesajı yani listeden çıkma mesajı ya da linki, email gönderdiğiniz alıcıların gönderi listenizden çıkmasına olanak sağlayan mesaj ya da linktir.

SPAM kanunlarına göre; her ticari elektronik mesaj, işlevsel ve yasal unsubscribe olanağı sağlamak zorundadır. Unsubscribe mesajları içeriğiniz de kolay görünebilen bir yere yerleştirilmelidir. Unsubscribe işlemi genellikle 10 güne kadar işleme konulmalıdır. Unsubscribe linkinin olmaması, içerikte kolayca okunamaması ve işlevselliğinin olmaması durumunda başınıza ciddi problemler açabilir. Listenizden çıkamayan bir kullanıcının  hakkınızda yasal işlem başlatabileceğini unutmamalısınız. Avustralya’nın ikinci büyük havayolu şirketi, kullanıcılarının listeden çıkma taleplerini yoksayarak, yaklaşık 10.000 listeden çıkan kişiye email göndermiş ve sonuç olarak 200.000 TL ceza ödemek zorunda kalmıştır.

Yasal durumların dışında, okunabilir bir alana koyulmamış ya da işlevselliği olmayan bir unsubscribe mesajı IP adresinizin bloklanmasına sebep olabilir. Alıcı listenizden çıkamadığı için sizden gelen emailleri spam olarak bildirir. Spam şikayetlerinin çok olması durumunda da IP itibarınız düşer ve / ya da ISP’ler (hotmail, gmail vb…) tarafından çok fazla kullanıcı şikayeti aldığınız için IP adresiniz bloklanır ve artık kimseye ulaşamazsınız.

Bir unsubscribe mesajı aşağıda ki durumları karşılamalıdır;

  1. İçeriğinizde okunabilir olması ve genellikle içeriğin en altına, görünebilir bir yere yerleştirilmelidir.
  2. Unsubscribe mesajınız ya da linkiniz işlevsel yani gerçekten bu işlemi yapabiliyor olmalıdır.
  3. Her ne kadar 10 güne kadar işleme konulması söylense de, mümkün olan en kısa sürede bu işlem gerçekleştirilmelidir.
  4. Unsubscribe işlemi olabildiğince basit olmalıdır. Bir yada iki basamak sonrasında kullanıcı listeden çıkabilmelidir.

A/B testi uygulayarak açılma oranlarınızı katlayın

Email marketing kampanyalarınızda başarıyı yakalamak istiyorsanız, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi listenizde ki kişilerin özellik ve davranışlarını iyi biliyor olmalısınız. Bu davranış ve özellikleri tahminedemiyor ya da başlangıç için bilmiyor olabilirsiniz. Bunu öğrenmek için listenizden anlamlı hedef gruplar oluşturabilir, belirli gönderimlerden sonra tecrübe kazanıp bilgi sahibi olabilirsiniz..Bunun öğrenmenin bir diğer yolu da A/B testi uygulamaktır.

A/B testi; bir örneğin diğer yaratılan örneklerle karşılaştırılıp, en iyi dönüş oranlarını yakalamak için yapılan bir pazarlama test metodudur. Listenizdeki kişilere sunduğunuz bir içerik onların ilgisini çekmeyebilir ancak başka bir içerik onları heyecanlandırabilir. Bu noktada onları heyecanlandıracak, ilgisini çekecek olan içeriği bulmak için A/B testlerini kullanabiliriz.

Email marketing kampanyalarınızda A/B testi uygulayip acilma oranlarinizi ciddi oranda arttirabilirsiniz.

Gerçek kampanyanızı göndermeden önce küçük hedef gruplar yaratıp farklı içerikte ve ya farklı başlıklarla kampanyalar gonderin. Geri dönüş oranı hangisinde fazla olursa gerçek gönderiminizi bu kampanyayı  kullanarak yapın.

En iyi açılma oranları için kampanyanızı ne zaman göndermelisiniz

Açılma oranları müşteri için çok önemlidir ve satışlarınızı ciddi oranda yükseltebilir. Bir çok müşteri açılma oranlarının beklentilerinden daha düşük olmasından yakınır.

Açılma oranlarını etkileyen en önemli faktörlerden biri gönderim zamanıdır. Kampanyanızın başlığı, içeriği, listenizin temizliği ne kadar önemli olsa da yanlış zaman da yapılan gönderimler, açılma oranlarınızı olumsuz etkileyecektir.

Cumartesi ve Pazar günü gönderilen bir kampanya pek doğru olmayacaktır ve okunma oranlarının hafta içine oranla daha düşük olmasına sebep olacaktır. Ancak cumartesi ve pazar kampanya göndermeyin demekte bu kadar basit değildir. Hedef grubunuza bağlı olarak haftasonu gönderdiğiniz bir kampanya, en iyi okunma oranlarına da sahip olabilir.

Bu durum da, iyi bir pazarlama için hedef grubunuzu ve davranışlarını çok iyi bilmeniz gerekmektedir. Bu da  ancak email marketing kampanyalarınızı iyi planlamak ve analiz etmekle mümkündür.

Her ne kadar email marketing, pazarlamanın en ucuz ve etkin yollarından biri gözükse de; bu daha az planlama yapılacak anlamına gelmemektedir. Televizyon, basılı reklam gibi pazarlama yolları gibi Email marketing’e de bu şekilde yaklaşmalısınız.

Yüksek sayıda ki listeler de planlama daha da önem taşımaktadır. Bu listeyi doğru gruplamak iş hedeflerinize ulaşmanız da kolaylık sağlayacaktır.

Özet olarak, en iyi gönderim zamanını belirlemek için hedef gruplarınızı ve davranışlarını iyi bilmeniz gerekir. Bu da ancak email marketing kampanyalarınızı doğru biçimde analiz etmek ve planlamakla mümkündür.

Ulaştırılabilirliğin düşmanı “dağıtım listeleri”

Email marketing’de en çok yapılan hatalardan biri sales@, info@ gibi email adreslerini gönderim listesine eklemektir. Bu adresler bir kişiyi değil genellikle bir çok kişiyi temsil eder. Örneğin sales@ adresi bir şirketin satış departmanında ki herkese yönlendirilmiş olabilir. Dolayısıyla bu durumun da spam şikayet oranını ciddi oranda arttırması aşikardır. Bu şikayetlerin de ulaştırılabilirliğe olan negatif etkisinden sanırım bahsetmeye gerek yok.

Ancak problem şudur ki; bazı firmaların listelerinin neredeyse %50’si bu adreslerden oluşmaktadır ve %50 gibi bir data kaybı yaşamak istemezler. Bunun sonuçlarına katlanmayı göze alıyor ya da risk almak istiyorsanız, email marketing hizmeti aldığınız şirkete bu adreslerin eklenmesine dair bir talepte bulunabilirsiniz. Bazı email marketing şirketleri bu gibi adreslerin daha sonradan sisteme manuel olarak eklenmesine izin vermektedir.

Listenize bu adresleri eklediniz ve gönderimi yaptınız. O zaman, “neden spam/junk klasörüne düştüm ? “, “emaillerim neden ulaşmıyor” gibi soruların cevaplarını kendi kendinize vermeniz gerekmektedir.

Son olarak gönderim listenize bu adresleri ancak ve ancak bu adresin tek bir kişiye tanımlandığından eminseniz ve ileri de bu adresin başka bir kişiye daha yönlendirilmeyeceğine eminseniz (sanırım bu biraz zor olacak) dahil edin.